Tekrar merhaba! Biliyorum uzun
zamandır yazı yazmıyorum ve ihmal ettiğimi düşünüyorsun. Fakat inan hep aklımın
köşesinde yazmak istediklerim var sadece vakit bulmak çok zor. Neyse benim
okuyucum anlayışlıdır zaten J
Bu yazımda kalın bacakların bir
kader olduğu düşüncesini çürüteceğim. Çünkü ben de küçüklüğümden beri hep buna
inanmış sonra inat edip kaderin değil benim istediğimin olacağını göstermiş
biriyim.
Benim
vücut tipim armut diye tabir ettiğimiz tipti. Elma vücut tipine göre daha
sağlıklı olsa da kilo dağılımının homojen olmaması genelde armut tipli insanlar
için rahatsız edici olabiliyor. Ben hayatımın hiçbir döneminde çok kilolu hatta
kilolu biri olmadım aslında. Fakat normal kilo aralığındayken bile belim
inceyken bacaklarım vücuduma oranla daha kalındı. Kilo verdiğimde bacaklarım
çok az inceliyordu. İşin ilginci spor da yapıyordum. Aslında bu beni
bilinçaltımda biriken şeyler su yüzüne çıkana kadar hiç rahatsız etmezdi.
Bilinçaltımda ne mi birikmişti? Bacaklarıma Roberto Carlos bacağı ( dediğim gibi
bacaklarımın kalın değil sadece vücuduma göre daha kalın olmasına rağmen) , yok işte
büyük popolu, bacakların yürürken bıngıl bıngıl gibi şakayla karışık laflar bir
süre sonra canımı sıkmaya başladı. Üstelik bunları söyleyenler yakın çevremde
bulunan “düşüncesiz/patavatsız” kişilerden başkası değildi. Maalesef ki
günümüzde insanlar çok acımasız. Özellikle benim neslim ve benim neslimin
devamı olanlar için durum çok üzücü. Birini kırmak istemezken bile ağzımızdan
çıkanı düşünmüyor ve karşıdakini kırabiliyorken, bir de birinin canını yakmak
istediğimizde neler söyleyebileceğimizi bir düşünün. Ben bunun sınırının
olmadığını gördüm. Tabi sırf kalın bacaklı eleştrisi yüzünden söylemiyorum bunu
J Neyse, biz en iyisi
bacaklara dönelim.
Bacaklarımı
yaptığım diyeti değiştirerek inceltemeyeceğimi elbette ki biliyordum. Ben de
sporla yapmaya karar verdim. O sıra gittiğim spor salonundaki eğitmen bana
bacaklarımı inceltmek istiyorsam özel ders almam gerektiğini söyledi ben de
istemedim. Daha sonra bana naparsam yapıyım bacaklarımın incelmeyeceğini çünkü
vücudumun yapısının bu olduğunu söyledi.
Bu
sırada ben de bacaklarımdan nefret etmeye başlamıştım artık. Başarmışlardı.
Onların saçma sapan anlık patavatsızlıkları, düşüncesizce yapılmış eleştrileri
bana bacaklarımın çok çirkin ve çok kalın olduğunu düşündürttü. Sürekli
olarak bacaklarının kalınlığından şikayet eden ve bu konuda kendine güveni
oldukça sarsılmış biri oldum. Yakınımdaki insanlar da kötü niyetli olmayarak
bunu düşünmekten vazgeçmem gerektiğini, boşa taktığımı ve bacaklarımı böyle
kabullenmem gerektiğini söylediler. “Herkesin vücut yapısı farklı, seninki de
bu.” Dediler. Bu beni hem korkuttu, hem üzdü, hem de hırslandırdı. Hayır! Ben
kalın bacaklı olmak zorunda değildim!
Sonra
spor konusunda çok araştırma yaptım. Yabancı spor eğitmenlerini araştırdım, en
iyilerinin yazılarını okudum, bazı antremanlarını izledim. Yaptığım spor işe
yaramadığına göre, değiştirmem gerekiyordu. Vücudumdaki yağ oranımı azaltmaya
karar verdim. Çünkü yağların çoğu bacaklarımdaydı üstüne bir de spor yaptığım
için bacaklarım kaslıydı zaten J
Bunun için nasıl spor yapmam gerektiğiyle ilgili sınırsız yazı okudum (
sağlıklı beslenmeye hep devam ediyorum tabiki). Bu sırada spor salonumu
değiştirmiştim ve yeni gittiğim yerde grup derslerine katılmaya başladım.
Farklı grup derslerini gördükten sonra bir tanesine devam etmeye karar verdim
çünkü benim hedefime uygun olan oydu. Yağ yakımı için 45 dk süresince yapılan
kardiyovasküler dayanıklılık, güç artırıcı, tüm kas gruplarını çalıştıran
tempolu bir dersti. Haftanın bir günü bu derse ardından da spinning dersine
giriyordum. Kardiyo olarak haftanın 1-2 günü spinning, 1-2 günü de koşu
yapıyordum. Tabi öncesinde koşma alışkanlığım yoktu. Kardiyoyu hep eliptik
bisiklette yapardım çünkü en çok kaloriyi onda yakıyordum. Fakat mesele kalori
değildi ve ben yavaş yavaş koşmaya başladım. Koşu kondisyonu kazandıkça da
artık HIIT-high intensity interval training denen spor şeklini uygulamaya
başladım.
İlk 5 dk
yürüdükten ve 5 dk da aynı hızda koştuktan sonra sonraki 15 dk boyunca hızımı
değiştirerek koştum. Interval training ile ilgili birçok fitness dergisinde
yazı bulabilirsin(women’s health ve popsugar fitness kısmına göz at). 1.5dk 7’de
30sn 9’da 15sn 11’de koştum. Zamanla bunu 1dk 7 - 1.5dk 9 - 1.5 dk 11 olarak
değiştirdim ve 6-7 defa tekrarladım. Totalde 45 dk olmak üzere de koşunun
ardından koşu bandının eğimini 7-8’e kadar çıkarıp 15 dk boyunca 6 hızda yokuş
yukarı yürüdüm. Bu kombinasyonun ne kadar etkili olduğunu kısa sürede
farkedebilirsin! Spinninge gelince en iyi yağ yakan egzersiz olduğunu
söyleyebilirim. Ağırlığı ne kadar artırırsan o kadar çok yağ yaktığın bir
gerçek fakat bacaklarının çok kaslanmasını istemiyorsan spor eğitmeni her “ağırlığı
artırın” dediğinde artırmamalısın J
Seni uyarmam gerek, spinningde çok hızlı
ve çok düşük ağırlıkta yaptığım zaman dizlerimin birinde menisküsüm yırtıldı. O
yüzden benim yaptığım kadar çılgınlar gibi spin atmaya uğraşma ve asla boş
ağırlıkta çevirme! Vücudunu dinle ağırlığı seni zorlayacak kadar fazla ama kas
yaptırmayacak kadar az tut. Çünkü incelmek istiyorsan ağırlığı hiçbir zaman,
squat yaparken de, çok artırmamalısın.
Bence
önümüzdeki 1 ay bu programı dene. Haftada 1 gün spinning, 2 gün intervalli
koşu, 1 gün yüksek tempolu yağ yakmaya yönelik grup dersi yap. Spor salonuna
gitmiyorsan da koşuyu açık havada yapabilir, internetten yağ yakıcı ağırlık ile
kardiyoyu birleştiren videolar bulup evde uygulayabilirsin. Bacaklarının
inceleceğini farkedeceksin çünkü benimkiler şuan inceler ve vücudumla orantılılar. J
Instagram hesabımda sürekli aktifim beni oradan da takip etmeyi unutma. Hoşçakal! :)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder