Çook uzun bir aradan sonra tekrar selam okuyucu. 6 küsür aydır nerelerdesin dediğini duyar gibiyim. Her şeyin iyiye gitmesi gerekirken daha da kötü olması ve benim kayboluşum üzerine kendimi karanlıktan ışığa çıkmaya çalışırken, masmavi gökyüzünü görebilme ve hayata umutla bakabilme çabası içerisinde buldum.
İnsülin direnci kilo vermenin en büyük engellerinden biri. Sürekli acıkmana, yeme isteği duymana sebep olur. Kontrol altına almazsan hipoglisemi yaşayabilir ve olur olmadık yerlerde bayılabilirsin. Bana geçmişte olduğu gibi.. Eğer sen de bu sorunu olan kişilerden biriysen artık umutsuz olmayı bırakmalısın. Hayatının sonuna kadar diyabet ilaçları içmek zorunda değilsin. İnsülin direncinin bedenine ve ruhuna zarar vermesine izin vermemelisin. Onun yüzünden kilo alıyor veya ne kadar çabalasan da veremiyorsan, işte şuan tam da onu kontrol altına almaya başlamanın zamanı.
Ben son birkaç aydır verdiğim kiloyu verip normalden zayıfa düşmeseydim, bu yaptığım sporla da kurtulabilirdim insülin direncinden belki de. Çünkü öncesinde de kilolu değildim zaten. Fakat bulimiayı kontrol altına almak ve bilinçli şekilde, disiplini hiç bozmadan, her hafta düzenli olarak yaptığım spor bana çok güzel şekilde geri döndü.
Tüm bu yazdıklarım henüz sana pek bir şey ifade etmiyor olsa da sana yazmadığım süre zarfında hayat benden belki de şuana kadar ki en iyi performansımı göstermemi istedi ve ben birçok engel atlattım, yaşadıklarımdan aldığım tecrübeleri ise ceplerime doldurdum ki seninle de paylaşabileyim. Hepsini anlatacağım sana.. Tek ricam biraz sabır, inan ki pişman olmayacaksın.
Fakat sana şuan yazmak için kendimi daha fazla tutamayışım, henüz öğrendiğim çok sevindirici bir gelişmeyi seninle paylaşma isteğimden. İNSÜLİN DİRENCİMİ KIRMAYI BAŞARMIŞIM !! :))) Artık insülinim olması gereken değerlerde ve ben, hipoglisemiye de, insülin direncime de, kullandığım diyabet haplarımada elveda diyorum! Bunu öğrendiğimde sana yazmayı daha fazla erteleyemeyeceğimi düşündüm. Çünkü artık çok yaygın olan ve birçok kişinin kabusu olan insülin direnci kırılabilen, bedenden söküp atılabilen bir hastalıkmış gerçekten!! Uzmanlar sporun, sağlıklı beslenme ve kilo vermenin tip 2 diyabete çözüm olabileceğini söyleyip duruyorlar ama kendim başarıp tecrübe edinceye dek ne kadar haklı olduklarını anlamamıştım.
İnsülin direnci kilo vermenin en büyük engellerinden biri. Sürekli acıkmana, yeme isteği duymana sebep olur. Kontrol altına almazsan hipoglisemi yaşayabilir ve olur olmadık yerlerde bayılabilirsin. Bana geçmişte olduğu gibi.. Eğer sen de bu sorunu olan kişilerden biriysen artık umutsuz olmayı bırakmalısın. Hayatının sonuna kadar diyabet ilaçları içmek zorunda değilsin. İnsülin direncinin bedenine ve ruhuna zarar vermesine izin vermemelisin. Onun yüzünden kilo alıyor veya ne kadar çabalasan da veremiyorsan, işte şuan tam da onu kontrol altına almaya başlamanın zamanı.
Belki bazıları ee ben zaten kilo verme ve sporla kurtulunabileceğini biliyordum, doktorlar hep söylüyor sen söyleyince ne farkedicek? diye düşünebilir. Mesele şu ki ben de sendenim, ben de uzun yıllar insülin direnciyle yaşamış, kilo almış, vermeye çalıştığında çok zorlanmış ve defalarca kez ümitsizliğe kapılmış biriyim. Senin ne yaşadığını ve nasıl hissettiğini büyük ölçüde biliyorum. Hatta üstüne ben bir de bulimia ile savaşıyordum :)
Gel gelelim ne yaptım kısmına.. Bu yılın şubat ayında artık kontrolden tamamen çıkmış olan bulimia ataklarım yüzünden bir müddet diyetisyenime ara verdim. Yaklaşık 1 senedir görüşmediğim psikiyatrıma koştum. Bulimiadan kurtulduğumu düşünerek bıraktığım psikiyatrıma dönüşüm biraz acı oldu tabii.. Bulimia ve anoreksiya gibi yeme bozuklukları 2-3 sene değil çok daha uzun yıllar takip edilmesi gereken hastalıklarmış meğer..
Bulimia ataklarımla ve onun üstesinden gelme çabalarımla ilgili ayrıntılı başka bir yazı yazacağım okuyucum çünkü bulimia çok hassas, çok derin bir konu..
O zamandan itibaren düzenli olarak gördüğüm ve bırakmayı artık hiç düşünmediğim psikiyatrım sayesinde kendimi kontrol altına alabilmeye başladım. O zamanki çok kötü psikolojimden kurtulmaya ve kendimde yeniden güç bulmaya başladığımda, içine düşmüş olduğum karanlık kuyuyu (bknz: bulimia) ve bunun beni diyetisyenimi bırakıcak noktaya getirmiş olduğunu düşündükçe hırslandım. İyileşmek için daha önce hiç hissetmediğim bir isteğe sahiptim. Diyetisyenimden yıllardır öğrenmiş olduğum şekilde sağlıklı beslenmeye devam ettim fakat yaptığım sporu büyük oranda artırdım. O güne kadar okuduğum bütün dergi yazıları, makaleler, ve edindiğim tüm tecrübelerimi göz önünde bulundurarak kendime yağ yakımına yönelik yeni bir spor programi yaptım ve böylece daha önce kendimde görmediğim bir hızda incelmeye şahit oldum. Birkaç hafta önce diyetisyenime koruma evresi için başlayana kadar hiç tartılmadım. Neden mi? Çünkü umursadığım şey kaç kilo olduğum değildi, nasıl göründüğümdü. 8 kilo vermiş olduğumu öğrendiğimde ise şok oldum, daha önce hayalini bile kurmadığım, hedeflemediğim bir kiloydu. Hep ulaşılmaz gördüğüm şeye ulaştım.
Spor konusunda gerçek bir fanatik olduğumu hep biliyorduk zaten, fakat kondisyonum, performansım hiç bu kadar artmamıştı. Yağlarımı eritip yollamışım meğer :) Hatta bir baktım ki karın kaslarım belirgin şekilde çıkmış :)) Ben tabi deli gibi mutluyum..
Hedefime ulaştıktan sonra ise sporu azalttım, 1 ay önce de mecburiyetten ara vermek zorunda kaldım ( bu konu da başka bir postta olacaaak:) Tabi özel bir durum olmadığı sürece sen istediğime ulaştım sporu bırakabilirim diye düşünme sakın. Sıklığını ve yoğunluğunu azaltarak sürdür. Sporu sevmeyi öğrenmelisin ve onu hayatının olmazsa olmazı bir parça haline getirmelisin..
Tüm bunların üstüne endokrincime kontrole gittiğimde bana diyabet ilacını bırakabilirsin artık, spor ve kilo vermen insülin direncini kırmış dediğinde hayatın bana 32 diş gülümsediğini farkettim :)
Ben son birkaç aydır verdiğim kiloyu verip normalden zayıfa düşmeseydim, bu yaptığım sporla da kurtulabilirdim insülin direncinden belki de. Çünkü öncesinde de kilolu değildim zaten. Fakat bulimiayı kontrol altına almak ve bilinçli şekilde, disiplini hiç bozmadan, her hafta düzenli olarak yaptığım spor bana çok güzel şekilde geri döndü.
Bizi korkutan, ürküten şey zihnimizmiş meğer. Çok zor hatta imkansız gördüğüm şey aslında ne kadar da kolaymış. Önemli olan zihnimiz engelinden kurtulmak. İçimizdeki ya başaramazsam korkusunu defetmek.. Bu süreci kendimizi zorlayarak değil, süreçten, yürüdüğün yoldan zevk alarak yürümek.. En önemlisi bir başkasının değil ama kendinizin desteğini almak..
Hadi sen de bana ve kendine söz ver, insülin direncin seni yönetmesin, sen bedenini yönet! :))
Tabi daha seninle paylaşacağım bir sürü post var, o yüzden takipte kal!:))

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder